Tarih Online
Eren Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eren Yayıncılık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Memluk Devletinde Askeri Teşkilat

(25 Eylül 2007 Salı)

Altan ÇETİN-Eren Yayıncılık
Memlûk Devleti (1250-1517) , İslâm ve Türk tarihinin en mühim siyasî teşekküllerinden biridir. Memlûk tarihi bir yönüyle İslâm medeniyetinin Mısır’daki bir tezahürü iken diğer yönüyle de merkezi Asya’dan kopup gelen ve Selçuklularla devam eden tarihî gelişmenin tabiî bir uzantısı, Türk adının yeniden bütün kudret ve azametiyle bir kere daha tarihe mâl olduğu devirdir. Siyasî, iktisadî, sosyal ve kültürel bakımdan klasik orta zaman nizâmını temsil eden bu devletin teşkilâtı, tarihi tecrübenin ve ihtiyaçların terkibiyle oluşmuştur. Memlûklerin İslâm ve Türk tarihindeki yerini tam olarak anlayabilmek için tetkiki ve anlaşılması gereken en önemli mevzulardan biri de bu devletin askerî teşkilâtıdır. Çünkü, içte ve dışta cereyan eden hadiseler ve mücadeleler muvacehesinde askerî teşkilâtın ayrı bir yeri bulunmaktadır.

Türk ve İslâm devlet geleneğinin mezcedilmesiyle oluşturulan "Memlûk Nizâmı" teşkilâtın tepesindeki Sultan’dan en sade "memlûk" (asker) ’e kadar askerî ıktâ nizâmına dayanmaktaydı. Bu nizâm Memlûkler devrinde en olgun devrini yaşamıştır.

Başlangıçta en lâyık olan kişinin iş başına geçmesine fırsat ve imkân tanıyarak devletin güçlenmesini temin eden bu “askerî nizâm”, kişiler ve gruplar arasındaki bitmek tükenmek bilmeyen rekabet ve mücadelelere sebebiyet vermesi bakımından da devletin zayıflamasına ve nihaî olarak çökmesine müncer olmuştur. Dışarıdan devleti tehdit eden hâricî tehlikeler de bu çöküşü hızlandırmıştır. Böylece 1250 senesinde başlayan yükseliş,1517 senesinde çöküşe dönüşerek, tarih en zengin miraslarından birini daha bünyesine katmıştır.

Posted in Etiketler: , , , , , 0 yorum

Varlık Vergisi ve Azınlıklar

(22 Eylül 2007 Cumartesi)

Hüseyin Perviz PUR-Eren Yayıncılık
1942 Varlık Vergisi" türündeki vergiler olağanüstü hallerde alınan bir vergi türüdür. Batı ülkelerinde 19. yüzyıldan beri uygulanmakta olan "Servet (Varlık) Vergisi" ile de hiçbir bilimsel benzerliği yoktur. Genelde savaşlarda savunma harcamaları için alınmıştır.

Ülkemizde uygulanan emlak vergisi ve taşıt vergileri servet vergisi kapsamına girer. Batının "servet vergisi" taşınır ve taşınmaz malların toplamından alınan vergidir. Vergi literatüründe bu vergilere "servet vergileri" denir. Servet ile varlık kelimelerinin anlamı aynıdır.

1942 Varlık Vergisini, bazı müellifler "Osmanlı Devleti’nin çağdışı vergilerinden de beter" olarak yorumlamışlardı. Osmanlı Devleti’nde altıyüz otuz yıl uygulanan, mükelleflerce benimsenmiş şer’i vergileri vardı. Bu vergilerin hiçbiri servet üzerinden alınmıyordu. Aşar vergisi ve ağnam vergileri gelirden mal olarak alınır, cizye (baş) vergisi ise götürü olarak önceden belirlenen bir bedel olarak nakden tahsil edilirdi.

"1942 Varlık Vergisi"ne benzer bir uygulama, Osmanlı İmparatorluğu ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik, mali ve idari yapılarında hiçbir zaman yer almamıştı. Özellikle Kurtuluş Savaşı’nı cebindeki son maaşı ile başlatan ve maddi kaynağa en fazla ihtiyacı olan Mustafa Kemal Paşa, vergiye ve mükelleflere daima hassas davranmıştı. Özellikle, Kurtuluş Savaşı’ndaki harcamaları karşılamak amacıyla vergi kanunlarının Kurucu Meclis’in onayını alarak uygulaması, gelecekte oluşacak yönetimin demokratik modelini belirlemişti.

Öyleyse 1942 yılında vergi kurallarına uymayan böyle bir haraç almak fikri nasıl ortaya atıldı? Bunun aydınlatılması ve cevabının bulunmasında teori ve uygulamacılar tarafından araştırmalar yapılmıştır.

Sonuç olarak karaborsa vurguncularını cezalandırmak maksadı ile vergi alındığı kanaatine varıldı. Acaba bu kanaat yeterli cevap olabilir mi? Başka nedenler aranınca; azınlıklara yapılan ırkçı baskıların cumhuriyet kurulana dek hayatı savaşta, barış sürecinde ise tarımda geçen Türklerin, ticaret ve sanayi sektöründe ekonomik ortaklığa girmesine olanak tanıması için mi idi? Veya her iki nedeni birbirine ekleyerek yapılan uygulama mı idi?

Posted in Etiketler: , , , 0 yorum

 
Tüm hakları saklıdır 2007. Tarih Kitaplığı - RSS-Özet Akışı